Bolonya Gezi Rehberi

0
28.12.2017

Bolonya! Buralara kadar geleceğim aklımın ucundan bile geçmezdi aslında. Nereden başladım? Nereye gidiyorum? Ne zaman nerede olacağım? Gibi soruları kendi kendime sorarken bi baktım kendimi Bolonya’da bulmuşum. Nasıl düştüm buralara ufaktan bi anlatayım sizlere.


NASIL GELİŞTİ OLAYLAR?

Aslında burası benim listemde olmayan bir şehirdi. Nasıl geldim konusu da biraz ilginç açıkçası. Malum ki hepimiz Alacakaranlık serisini izlemişizdir. Hani bi sahne var hatırlar mısınız? Edward kendini ifşa edecekti. Haaa dimi evet. Kilisenin içerisinden kendini insanların olduğu bi festival alanını sürüklerken ufak ufak. Millet ona doğru tam böyle bir göz atarken o anda Bella BAAAM! Diye o parlak çocuğun üstüne atlar ya hah o şehri ziyaret etmek istedim. Malum şehir San Marino’dan bahsediyorum. Tabi bu konuyu kendi yazısı içerisinde uzun uzun işleyeceğim. Bu şehri ziyaret etmek istedim istemesine ama konaklama kısmını neden burada yapayım ki? Kendime bu soruları sorarken aklımda Bolonya belirdi birden. Bende neden olmasın derken kendimi bi anda Bolonya’da buldum. İyi mi oldu? Pek iyi oldu.


PEKİ NEREDE BU BOLONYA?

Aslına bakılırsa bazılarınız ismini daha ilk defa duyduğunu söyleyebilirim. Belki de biliyorsunuz ama bilgi sahibi değilsiniz. Avrupa'nın en eski üniversite şehri, Ferrari fabrikalarından ve epik oyun salonlarından harika yemeklere, canlı gece hayatı ve hatta kendi eğik kulelerine kadar pek çok farklı özelliği barındırıyor. İtalya’nun kuzey taraflarında Venedik’e bi pırçık uzaklıkta bulunan şehir Kızılı, tarihi meydanları, balzamik sirkesi ve tabi ki de bolonez sou ile bir hayli meşhurdur. Benim gibi makarna sever biriyseniz bu şehri es geçmemenizi şiddetle öneriyorum. Şehir öyle bi gastronomik zenginliği var ki nerede ney yeseniz yarıyor diyebilirim. Artı bir de şöyle bi durum var Avrupa’nın en eski üniversitesi de bu şehirdedir. Dante, Kopernik, Erasmus gibi ünlü bilinir kişiler bu üniversitede öğrencilik yapıp direk çürütmüş kişilerdendir. Bilmeyen yoktur herhalde.


ŞEHRE NASIL ULAŞABİLİR SİNİZ?

En kolay kısım burası. Türkiye üzerinden hava yolu ile ulaşım sağlayacaksanız aklınızda kalsın. Türkiye üzerinden tarifeli uçuşlar Bolonya’ya her zaman düzenlenmektedir. Hava alanından şehir merkezine ulaşım daha da kolay. Tabelaları takip ederek veya turist danışmaya sorup Shutle Bus servislerinin nerede olduğunu öğrenin ve otobüse binin. Şoförden tek yön bir bilet alarak kolaylıkla merkez tren istasyonuna varabilirsiniz.


Otobüs konusunda biraz sıkıntı yaşayabilirsiniz. Genel anlamda İtalya’nın tümünde tren kullanılıyor. Birkaç firma var ülke içerisinde çalışan. Bunlarda online olarak hizmet vermektedir. Ufak bir araştırma ile otobüs firmalarının nerelerden nereye gittiğini öğrenebilirsiniz. Merkez otobüs istasyonunun konumunu şuracığa bırakıyorum işinize yarayabilir.

Tren konusu en rahat ve en işlevli olanıdır. Şehirde diğer şehirlere ve diğer ülkelere bağlantılı bir tren istasyonu var. Konu tren olunca İtalyanlar bu konuda iddialı. Trenitalia ülkenin taşımacılık şirketi. Web sitesi üzerinden bilet alabilir, rezervasyon yapabilir, tren saatlerini ve rotaları öğrenebilirsiniz. Merkez tren istasyonunun yerini de şuracığa bırakıyorum .

Diğer yönden şehir içinde ulaşım sağlamanın en güzel seçeneği yürümek olacaktır. Yürüyerek şehir içerisinde gözden kaçırdığınız yerleri yakalayabilir, farklı rotalar oluşturarak yeni mekanlar keşfedebilirsiniz. Şehir zaten öyle aman aman büyüklükte değil. Bir Paris olmayabilir ama yürüyerek belirli noktaları dolaşmanız mümkün olacaktır. Benim tercihim ve sizlere tavsiyer yürüyerek dolaşmanız olacaktır bu şehri.

Hadi yürüme içini geçelim bi kenara bırakalım. Şehir içerisinde ulaşım sağlayabileceğiniz taksiler mevcut. Hatta bunların bazıları yolda yürürken sesi bile çıkmıyor. Hibrit olmuş hepsi. Gezerken arkanızdan bıt bıt bıt diye ses çıkarta çıkarta dolaşan araçlar arkanıozdan casper gibi gezebiliyorlar korkmamaya çalışın. Diğer bir alternatif ise bisiklet kiralamak olacak. Emin olun şehir içerisinde çokça bisikletli turist görebilirsiniz. Ama ben daha evvelinden dediğim gibi yürümeyi tercih ettim o yüzden maalesef nereden kiralanır nasıl fiyatları var bilmiyorum, yardımcı olamayacağım.


BİR KAÇ GECE KONAKLAMAK İSTEYENLERE

Benim keyifle konakladığım şehirlerden bir tanesi diyebilirim. Hatta ilk 5’in içerisine bile girer o seviye. Şehir o kadar ucuz ki yani en azından etrafındaki şehirlere oranla. Şahsen ben Venedik’ten geldim buraya. Orada ki fiyatlara göre kıyasladığımda inanın bana gereğinden fazla bi ucuzluk olduğu kanısı getirebilir. Zaten şehir bir öğrenci şehri ne kadar pahalı olabilir. Ağzına kadar öğrenci dolu olan bir şehir düşünün. Ve  bu kadar kişiyi nerede konaklayacağını düşünün. Şehri konaklama konusunda son derece cömert. Sırt çantalı gezginler için güzel bir haberim var. Öğrenci pansiyonları ve hosteller bu şehirde neredeyse her köşe başında mevcut. İster sezonda olsun ister sezon dışında olsun her zaman kapısını açacak bir konaklama noktasına denk geleceğiniz konusunda emin olabilirsiniz. Ben de tercihimi öğrenci dostu olan “Dopa Hostel” ’den yana kullandım. İyi ki de burayı kullanmışım. Hem merkezi bir konumda hem de inanılmaz sıcakkanlı bir personele sahip. Kaldığım sürece inanılmaz bir goygoy döndü diyebilirim. Bir kez daha gelirsem sırf personelin yardımseverliği için burada kalmaya razıyım.

Haricen her bütçeye uygun olan konaklama noktaları mevcuttur. İster bir kamping olsun, isterseniz de beş yıldızlı oteller olsun her bütçeye uygun otel, hostel, daire kiralama şansınız mevcuttur. Bu konuda gönül rahatlığı ile hareket edip rota planlayabilirsiniz.


BOLONYA’DA YEME İÇE

Benim seve seve seyahat ettiğim ve tam bir İtalyan aşığı olduğumu yakın çevremden bilmeyen yoktur. İtalyan mutfağı benim için ayrı bir yere sahip. Ristrettosundan tutun bruschettasına, minestronesinden cannolisine kadar neredeyse her bir lezzeti denemişliğim ve yapmışlığım vardır. Ama demişler ya “Taş yerinde ağırdır” diye buranında öyle bir lezzeti var ki onun yeri bende bambaşka bir rafa sahip. Neyden mi bahsediyoru? Tabi ki de Bolonez sostan bahsediyorum. İtalyada bolonez sos olmazsa olmaz. Bolenez sonun ana vatanı tabi ki de adından da anlaşıldığı gibi Bolonya.

Balzamik sirke severler için önemli bir açıklama da buradan yapalım. Dünya üzerinde yapılmış en iyi balzamik sirkelerin çıkış noktası da bu şehir. Yolunuz bu şehirden geçiyorsan çantanıza ufak bir şişe bazlamik sirke atmamak için sizleri kimse tutamaz.


İtalya’da olmazsa olmaz makarna! Makarna dedik ama her türlüsü değil. Buraya özgü olarak yapılan makarnalardan bahsediyorum. Belki de bazılarınızın duymadığı bazılarınızında severek tüketti bazı makarnalara değinmek istiyorum. Tortellini, lazanya ve tagliatelle. Bu üç arkadaş benim en sevdiğim makarna çeşitleri listemde zaten mevcutlar. Türkiye’de bu arkadaşları gerek İtalyan marketlerinde, gerekse de büyük alışveriş marketlerinde bulmanız mümkündür. Ha birde bunun taze yapılanını bulduysanız, veya geçerken bir restoranda gördüyseniz es geçmeyin hemen yapışın alın.

Şehirde aç kalma durumunuz olacağını sanmıyorum. Yeme içme konusunda kendilerini açmış bir şehir olarak burada her bütçeye uygun, her mutfağa ve her ağız tadına hitap eden lezzetler bulmanız mümkün olacaktır. Benim normalde pek huyum değildir ama sizlere bir mekanı tavsiye edeceğim. Gitmeden önce ufak bir araştırma yapmıştım. Bu araştırmaların sonucunda Osteria dell’Orsa ismini sıkça duydum. Bende neden olmasın diye düşünürken listeme ekledim bu mekanı.


OLAYLAR NASIL GELİŞTİ?

Son gecemde hafifi yağmurlu bir hava vardı. İnceden inceden kendime yiyecek bir şeyler ararken her zaman nedense kendimi o dilim pizza satan mekanın önünden geçerken buldum. Tam bi iki dilim pizza alacakken kendi kendime “Remzi yeter da pizza pizza nereye kadar?” İç sesime kulak verip pizzacıdan tırs geçtim. Dolaşıyordum anlamsızca. Hem bütçemi zorlamak ta istemiyordum. Malüm daha 14 gün evden uzak olacaktım. Ne yesem diye düşünürken çaaaaat diye karşıma Osteria dell’Orsa çıktı. Resmen unutmuştum bu mekanı. Ne mi yaptım? Girdim içeriye ne varsa yedim. Masalar bildiğimiz piknik masalarından ama insanlar sıcak kanlı olunca paylaşımda kolay ve istekli oluyor. Eğer ki yolunuz bu şehre düşerse bu mekanı kesinlikle es geçmeyin derim. Hem lezzetli hem de ucuz bir mekan. Şuracığa konumunu bırakıyorum bilginiz olsun.

BOLONYA’DA GEZİLECEK YERLER

Kızıl şehirde görülmesi gereken çok güzel noktalar mevcut. Haydi o zaman lafı uzatmadan ney neymiş birlikte öğrenelim. Kendi gözlemlerimle birlikte yapmış olduğum sayfalar dolusu bloglardan en iyilerini sizler için derledim. Başlıca sıralayalım hemen;

  • San Petroni Bazilikası
  • Palazza Comunale (Belediye Sarayı)
  • San Stefano Kilisesi
  • Assinelli Ve Garisenda Kuleleri
  • Neptün Çeşmesi
  • Pinacoteca Nazionale (Ulusal Müze)
  • Archiginnasio Sarayı
  • Maggiore Meydanı
  • San Domenico Bazilikası
  • Arkeoloji Müzesi
  • San Pietro Katedrali (Bologna Cathedral)
  • Sanctuary Di Madonna Di San Luca
  • Palazzo Del Re Enzo
  • Podesta Sarayı
  • Rizzoli Meydanı
  • Bologna Üniversitesi
  • Archignasio Kütüphanesi
  • Venedik Penceresi
  • San Domenico Bazilikası
  • San Francesco Bazilikası
  • Giuseppe Garibaldi Anıtı
  • Bibliotecha Üniversitesi
  • Anatomik Tiyatro (İlk Kadavranın İncelendiği Yer)
  • Archiginnasio Di Bologna
  • Scala Della Montagnola

 

BOLOGNA’DA BİLMENİZ GEREKEN 7 SIR?

Ne kadar ilginç geldi değil mi böyle deyince? Hızlı bir şekilde hemen bu şehir hakkında araştırmalarım ve deneyimlerim sonucunda keşfettiğim sırları paylaşalım

İTALYA’NIN EDEPSİZ ÇEŞMES NEPTÜN

Basit bir çeşme gibi gözükse de bu ülkenin en edepsiz çeşmesi diyebilirim. Neden mi? Hemen sizler için birkaç detay resmi aşağıya bırakıyorum. Bakış açısına göre de değişiklik gösteriyor bilginiz olsun.




FISILDAYAN DUVARLAR

Palazzo del Podesta’nın içerisindeki kemerleri incelerken bazılarının neden se karartılı olduğunu göreceksiniz. Buraya yüzünüzü dönün ve fısıldar gibi konuşun. Öğle bir konuşun ki sizden başka kimse duymayacak şiddette olsun. Hemen karşı kemerde de arkadaşınız olsun. Kemerin karşısındaki arkadaşınıza sesinizin gittiğine şahit olacaksınız.



EN BÜYÜK 5. BAZİLİKA

San Petroni bazilikası dünyanın en büyük 5. Büyük bazilikası olarak biliniyor. Tabi ki de bu özelliği ile ön plana çıkmamaktadır. En önemli biline bilirliği ise bir duvar tasviri! Hz. Muhammed’in bir zebani tarafından yenildiğini resmedildiği bir bölüm var.




BOLONYA’DA Kİ VENEDİK

Bologna'nın Venedik'e çok benzediğini biliyor muydunuz? 12. ve 13. yüzyıllar boyunca, ulaşım ve sıhhi tesisat amacıyla Bolonya'yı Po Nehrine bağlamak için su kanalları inşa edildi. Şehrin duvarlarının arkasına sıkışmış olmasına rağmen, bu kanallardan birkaçı bugün hala görülebilir. En popüler olanı, Via Piella'dan , Trattoria Biassnot'un hemen yanında (tipik Bologna makarna yemek için harika bir yer olan - makarna üçlüsü tavsiye ederiz!) Gizli bir pencere aracılığıyla görülebilir . Şehrin her yerinde en az 5 kanal daha vardır. Bunların 5'ini bulabilir misin? Via Piella 18 numaradaki küçük pencereden bakarken kendinizi bir anlığına Venedik’te hissedebilirsiniz. Belki defalarca önünden geçtim buranın ana sonradan fark ettim burayı.



666?

San Luca kilisesine giderken canınızdan bezebilirsiniz. Zira kiliseye giderken tam 666 tane kemerin altında geçmeniz gerekecek.


GİZLİ ANTİK ROMA YOLU

Çok uzun zaman önce, İtalya'nın diğer şehirlerinde olduğu gibi Bologna da Roma imparatorluğunun bir parçasıydı. Bugün, antik Roma kalıntılarının parçalarını ve parçalarını hala görebilirsiniz. Bologna'daki pek çok kişi, Sala Borsa Kütüphanesi'ndeki cam zeminden görülen Roma kalıntılarını biliyor. Bununla birlikte, pek çok insanın bilmediği şey, fiziksel olarak ayakta durabileceğiniz, özgürce halka tamamen açık olan bir eski Roma yolunun olmasıdır. Strada Maggiore'ya gidin ve Roche Bobois adlı mobilya mağazasını bulun. Dükkanın içine gir ve merdivenden in. Sağa doğru, bir cam duvar ve cam duvarın arkasında Roma taşından yapılmış bir yol hala bozulmadan görülecektir. Roma arabalarının hareket ettirildiği oyulmuş çizgiyi görebilir misin?

ÜÇ OK EFSANESİ

Efsaneye göre soylu bir Bolonya Lordu kendisini aldatan karısını okçulara vurdurmak istemiş ancak karısı okçular geldiğinde üzerindeki pelerini çıkartıp çıplak olarak kaçmaya başlamış. Bunu gören okçular ise şaşırıp okları evin içindeki kemer altına attılar.

Bugün, Strada Maggiore'ya gidip Casa Isolani'nin eski ahşap revaklarının altına girerseniz, revakın tavanına sıkışan üç oku hala görebilirsiniz. Sadece iki tane bulmayı başardım


YORUM

YORUM YAZ

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen adınızı buraya giriniz!